QR Code
https://iclfi.org/pubs/icl-tr/2026-iran
Iran: The Revolution Must Be Anti-imperialist (İngilizce), Spartacist (English edition) ek , yayınından tercüme edilmiştir

İran’ı kitlesel ayaklanmalar sarsıyor. Korkunç ekonomik durum ve İslam rejimine karşı kaynayan öfke, kitleleri sokaklara döktü. Protestocular acımasız bir baskı ile karşı karşıya kaldı. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok kişi ayetullah Hamaney’in günlerinin sayılı olduğunu öngörüyor. Washington ve Tel Aviv’de emperyalist savaş çığırtkanları, “rejim değişikliği” ihtimaline salya akıtıyor ve doğrudan askeri müdahale tehdidinde bulunuyorlar. Bu arada, 1979’da devrilen nefret edilen Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in desteğiyle aktif olarak iktidara gelmek için hamle yapıyor.

İran halkının öfkeyle ayaklanmak için her türlü nedeni var. Despotik İslam rejimi yıkılmalıdır. Ancak halkın öfkesi, ne kadar meşru olursa olsun, rejimi kimin devireceği ve neyin onun yerini alacağı konusundaki hayati önem taşıyan gerçeği görmemizi engellememelidir. Gerçek şu ki, rejim işçi sınıfının iktidarıyla değiştirilmezse, ülkeyi satıp halkını ezip geçecek ABD yanlısı bir kukla ile değiştirilecektir.

Bu nedenle komünist sol, mücadelede ayrı bir kutup oluşturmalıdır: yabancı emperyalizme, İsrail’e ve tüm ajanlarına karşı çıkan ve anti-emperyalist ve işçi sınıfı bir programla İslam Cumhuriyeti’ni devirmeye kararlı üçüncü bir kutup. Böyle bir alternatifin yoksunluğunda, rejime karşı tek tutarlı cevap, Pehlevi monarşisi de dahil olmak üzere emperyalist yanlısı muhalefettir, ancak onun geri dönüşü, tarihin tekerleğini geri çevirmek anlamına gelir.

Amerikaya Karşı Mücadele Etmeliyiz

Gıda enflasyonunun %70’in üzerinde olması, rafların boş olması ve iktidar klikinin iflası karşısında, birçok kişi Batı emperyalizmiyle uzlaşmanın sadece daha az kötü bir seçenek değil, yaptırımlardan tahrip olmuş ekonomiye acil yardım getirecek yol olduğunu düşünmeye başladı. Bu tehlikeli bir yanılsamadır. Ezenlere boyun eğmek her zaman daha fazla sefalete yol açar.

ABD ve İsrail’in tek derdi, bölgedeki hakimiyetlerini sürdürmek ve halkın kaderi umurlarında değil. Sadece Suriye, Libya, Irak, Afganistan ve Filistin’e bakmak yeter. ABD ve İsrail’in “özgürlük” getirmek için müdahale ettiği her yerde, tüm toplumları harap etmiş ve sosyal dokuyu yok etmişlerdir. İran da bir istisna olmayacaktır.

İslam rejiminin, muhalefeti bastırmak için tam da bu argümanları kullandığı bir sır değil. Kendisini ülkenin yağmalanmasına karşı tek engel olarak sunmakta ve tüm muhalifleri Siyonist ajanlar olarak damgalıyor. Sonuç olarak, bugün birçok kişi, anti-emperyalizm programının kendilerini rejimle aynı kefeye koyduğunu düşünerek bu programa sırtını dönüyor. Bu, yanlış bir sonuçtur. Ayetullah, ABD ve İsrail’in İran’ı yeni bir Irak’a dönüştürmek istediği konusunda haklıdır. Ancak bu, kitlelerin ayetullah’ı desteklemesi gerektiği anlamına gelmez.

Oysa, rejimle mücadele etmek için anti-emperyalizm şarttır. Ayetullah’a karşı çıkan ana seslerin emperyalist yanlıları ve Siyonistlerden gelmesi, sadece mollaların zulmünü uzatmaya hizmet etmiştir. Bu, kitlesel ayaklanmayı bir kez daha rayından çıkarma riskini doğurmaktadır.

Rejimle Mücadele Etmeliyiz

İran’da ve uluslararası alanda Filistin yanlısı savaşçılar arasında, birçok kişi protestoları Siyonist bir komplo olarak kınamaktadır. Doğru bir şekilde Orta Doğu’nun ezilen halklarının yanında durarak emperyalizme karşı çıkma duygusundan hareketle başlayıp, yanlış bir şekilde mollaların zulmünü savunuyorlar.

Mevcut protestoların yabancı ajanların işi olduğu iddiası basitçe yanlıştır. İran’da milyonlarca insan, dini gericilik, ulusal azınlıkların, gençlerin, kadınların ve işçilerin ezilmesiyle tanımlanan acımasız İslamcı rejimden nefret etmektedir. Anti-emperyalizmi hükümeti desteklemekle eşdeğer görmek, sadece anti-emperyalizmin adını kötüye çıkarmaktadır. İranlı kadınlar, Filistin uğruna mevcut durumlarını kabul etmeye ikna edilemezler. Sefalet içinde yaşayan kitleler de yaygın yolsuzluğu ve elitlerin ve din adamlarının ayrıcalıklarını tolere edemezler.

Dahası, rejimin savunucularının inkar ettiği şey, İran’ın İsrail’e karşı stratejisinin tam bir felaket olduğudur. İran, bölgedeki güç dengesini kademeli olarak değiştirecek vekil güçler oluşturmaya çalıştı. Ancak, kuduz bir Siyonist saldırıyla karşı karşıya kalan İran, kararlı bir şekilde tepki veremedi. İsrail, Hizbullah’ın başını kesmekten Esad rejimini devirmeye kadar Direniş Ekseni’ne birbiri ardına yıkıcı darbeler indirirken, İran “İsrail kurbağasını yavaşça kaynatma” stratejisine sarıldı. “Stratejik sabır” doktrininin başarısızlığı, nihayetinde ABD ve İsrail’in savaşı İran’a taşımasıyla göz önüne serildi.

Gerçek şu ki, ABD ve İsrail’i gerçekten yenmek için tamamen farklı bir strateji gerekli. Bölgedeki tüm halkları kurtuluşları için ortak bir mücadelede birleştirmek üzerine kurulu bir strateji.

Kitleler için gerçek bir alternatif

Kitleler, ABD destekli bir monarşi ile nefret edilen bir rejim arasında seçim yapmakla yüzleşiyorlar. Bu iki çıkmaza doğrudan karşıt olarak inşa edilmiş başka bir alternatif gerekiyor. İran’daki komünistler bağımsız bir program ortaya koymalıdır:

  • Kahrolsun İslam Cumhuriyeti! Kitleler rejimin sona ermesi için mücadele etmekte haklıdır. Devrimciler kitlelerin yanında durmalı ve baskıya karşı çıkmalıdır.

  • Şah ve onun ajanlarına koşulsuz karşı çıkın! İran’ın yeni bir diktatöre ihtiyacı yok. Pehlevi’nin destekçileriyle yüzleşmeli ve onları yenmeliyiz.

  • ABD’ye teslimiyete hayır! Ortadoğu’yu emperyalist-Siyonist zulme karşı birleştirin! ABD ve İsrail bölgeye hakim olduğu sürece özgürlük olamaz. Yalnızca kitlesel mücadele yaptırım rejimini kırabilir.

  • Filistin’in ulusal kurtuluşu için! İran’daki ezilen halkların kaderinin tayini kendi ellerine! Ezilenlerin birliği, ancak tüm ulusal baskılara karşı çıkarak sağlanabilir.

  • Başörtüsü zorunluluğuna hayır! Kadınların kurtuluşu için! Kadın haklarının çiğnenmesine son! Kadınlar kurtuluş mücadelesinin öncülüğünde olmalıdır.

  • Rejim ve din adamlarının mülklerini kamulaştırın! Ayrıcalıklara son. Kitlelere acil yardım sağlamak ve onları emperyalist akbabalara karşı birleştirmek için kitlesel yeniden dağıtım gereklidir.

  • Bir işçi hükümeti için! Sadece İran’ın emekçi halkına dayanan bir hükümet gerçek özgürlüğü getirebilir.