https://iclfi.org/pubs/icl-tr/2026-iran2
Bu yazıyı yazarken, ABD, hava kuvvetlerini ve donanmasını İran çevresine yığıyor. Tüm işaretler, geçen yılki 12 günlük savaştan çok daha büyük ölçekli bir silahlı çatışmaya işaret ediyor. Topladığı ağır güçle ABD, İran'a tarifsiz bir yıkım yaşatmaya hazır.
Bu tırmanış, teokratik İran rejiminin kendi halkına karşı kanlı bir baskı dalgası başlatmasından sadece birkaç hafta sonra gerçekleşiyor. Bu bağlamda, İran'da ve yurtdışında birçok solcu, Ayetullah'ın yanında durdukları izlenimi vermekten çekiniyor.
Bu anlaşılabilir bir durum, ancak bir çatışmada tarafsız bir tutum, hatta daha da kötüsü, Amerikan yanlısı bir tutum almak felaketle sonuçlanacak bir hata olur. Irak ve Libya örnekleri, ABD hükümdarlarının demokrasiyle zerre alakası olmadığını gösteriyor. Amaçları, ABD ve İsrail'in bölgesel hakimiyetine karşı bir denge unsuru olan İran'ı ortadan kaldırmak için tüm İran toplumunu yerle bir etmek.
Mollaların zulmü gerçekten sona erdirilmeli, ancak bunu hangi gücün yapacağı önemlidir. Rejimi Amerikanın eliyle devirmek, sadece İran halkları için değil, tüm bölge ve dünya için bir felaket olacaktır. Rejim, İran'da kitlelerin gerçek demokratik ve anti-emperyalist bir hareketi tarafından devrilmelidir. Sadece bu yol, İran ve Batı Asya'da gerçek bir sosyal ilerlemeye yol açabilir. Komünistler, bu mücadelenin ön saflarında yer alarak rejime verilen desteği zayıflatabilirler.
ABD İran'ı bombalarsa, dünya işçi sınıfı İran'ı savunmak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Trump, her yerde ezilenlere karşı kuduz bir saldırı halindedir. Askeri veya halk eylemleriyle ABD'nin yenilgisi, onun gerici saldırısını nihayet durduracaktır.
Batı Asya'da ABD-İsrail zulmünü durdurun! İran'ı ancak işçi sınıfı özgür kılabilir!

